Sıkça Sorulan Sorular

Orhanlı Kurban olarak, kurbanlık başvurusundan teslimata kadar tüm süreci şeffaf, güvenilir ve islami usullere uygun şekilde yönetiyoruz. İşte adım adım hizmet sürecimiz:

1. Başvuru ve Kayıt

Web sitemizden, WhatsApp veya telefon yoluyla başvurunuzu alıyoruz. Mutlaka gün içerisinde sizlerle irtibat kurup detaylı bilgileri görüşüyoruz.

2. Kurbanlık Seçimi

İslami şartlara uygun, sağlıklı ve veteriner kontrolünden geçmiş büyükbaş ve küçükbaş kurbanlıkları özenle seçiyoruz, seçtiğiniz gruba sizi kaydediyoruz.

3. Hissedarların Belirlenmesi

Büyükbaş kurbanlar için 7 kişilik hissedar grupları oluşturuyoruz, kesim öncesinde mutlaka tüm hissedarlardan vekalet alıyoruz.

4. Kesim Günü Bilgilendirme

Tüm kurbanlar bayramın 1.günü kesilir ve teslim edilir. Sizlere kesim saati önceden bildirilir. Dilerseniz kesimhanede bulunabilirsiniz, dilerseniz teslimat yapılır.

5. Kesim ve Parçalama

Kurbanlar, islami usullere uygun ve hijyenik ortamda profesyonel kasaplar tarafından kesilir ve her bölümü hakkaniyetle 7 kollu terazilerde tartılarak parçalara ayrılır.

6. Paketleme

Etleriniz, hissedara özel şekilde paketlenir. Her hissedarın eti ayrı ayrı hazırlanır. Dilerseniz Kurban Bayramının 2. günü ücreti mukabilinde 500 gramlık vakumlu paketler halinde teslimat yapılır.

7. Teslimat

Paketlenen etleri dilerseniz kesim mahallimizden yahut teslim noktalarımızdan alabilirsiniz.


 

Orhanlı Kurban Ne Hizmet Verir?

Geleneksel İşlem  %100 yerli besi kurbanlıklarımız veteriner ve kurban vasfını sağlamasının kontrolü açısından tecrübeli hocalarımız eşliğinde seçilir. Müşterilerimiz 7’li olarak gruplandırılır ve vekaletleri alınır. Kurbanlarımız Orhanlı'daki tesislerimizde kesilir ve parçalanır. Kurban etleri hiç bir kurbanı diğeriyle karıştırmadan 7 kefeli terazilerimizle eşit olarak tartılarak paketlenir. Birinci gün yerinde sizlere teslim edilir.

Özel İşlem  Kurban seçim, hisselendirme ve kesim işlemlerinden sonra dilerseniz özel işlem seçeneğiyle etleriniz bir gün +4 derecede dinlendirilir. Dinlendirme işleminden sonra profesyonel kasap ekiplerimiz tarafından kısımlarına ayrılır. Ardından 500 gramlık poşetlerde kuşbaşı, kıyma, löp et, değerli et, kemikli et vs. şeklinde paketlenerek kolilenir. İsterseniz 2. gün, isterseniz -40 derecede donmuş olarak sizin istediğiniz ileriki tarihlerde evinize teslim edilir.

İki işlemde de arzu edenler tesisimize gelerek kesim sırasında kurbanının başında bulunabilir. Gelemeyenler için ise kurban kesim videosu kayıt esnasında belitmiş olduğunuz telefonlarınıza iletilecektir.

Daha detaylı bilgi ve kayıt için kurban kayıt ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.

KURBAN’IN KISA TARİHÇESİ

  • Bilindiği gibi kurban olayı Hz. İbrahim ve oğlu İsmail ile başlar İbrahim (a.s) hanımı Hz. Hacer ve oğlu İsmail’i Mekke’ye yerleştirmişti. İbrahim (a.s) Şam’daki evinde uyurken rüyasında oğlu İsmail (as.)’i kurban ettiğini görmüştü. İbrahim (a.s) bunun üzerine hemen Mekke’ye gitti ve İsmail’i annesinin yanında buldu. İsmail (as.)’a: “Oğlum! bir ip ve büyük bir bıçak al. Sonra şu vadiye gidelim de ev halkına odun toplayalım” dedi. Rabbinin kendisine rüyasından emretiği şeyden bahsetmedi.
  • Baba oğul Şi’b Vadisi’ne doğru yöneldikleri zaman, şeytan bir insan kılığında görünüp, Allah’ın emrini yerine getirmekten vazgeçirmek için İbrahim (a.s)’in önüne geçti. Onu kandıramadı. İbrahim (a.s) onu kovdu. Aynı şekilde İsmail ve Hacer (as.)’e de müdahale etmek istediyse de başaramadı. Hepsi de Allah’ın buyruğunu dinlemek ve ona boyun eğmekte birleşti. İbrahim (a.s) vadide oğlu İsmail ile başbaşa kalınca ona: “Oğulcuğum, ben seni rüyamda boğazlıyor gördüm!” diyerek, kendisine emrolunanı haber verdi.
  • İsmail (a.s): “Babacığım sana emrolunanı yap” dedi. Sonra da “Babacığım! beni kurban etmek istediğin zaman, beni iple sıkıca bağla ki benden sana karşı, bir şey isabet edip de ecrim eksilmesin. Hem seni beni boğazlamak için yatıracağın zaman, yüzü koyun yatır, alnımı yere getir. Çünkü yüzüme bakınca kalbin incelir ve bu durumun Allah’ın sana emrettiği şeyi yerine getirmene engel olabileceğinden korkarım!” dedi.
  • İbrahim (a.s) “Oğulcağızım! Sen bana Allah’ın emrettiği şey hakkında ne güzel yardımda bulundur.” dedi ve onu, istediği gibi sıkıca bağladı. İbrahim (a.s) bıçağı, İsmail (a.s)’in boğazına bastırınca sanki bıçak bakır bir levha ile karşılaşmış gibi boğazını kesmedi, İbrahim (a,s) bıçağı iki-üç defa biledi. Fakat muvaffak olamadı.
  • O sırada yüce Allah tarafından: “Ey İbrahim! rüyana sadakat gösterdin, işte sana oğlunun yerine boğazlayacağın kurbanlık, onu boğazla!” buyuruldu.
  • Bu konu Kur’an-ı Kerim’de açık bir şekilde anlatılmıştır. İşte İsmail (a.s)’in kurban edilmesinin kısa tarihçesi budur.

 

KURBAN VE MAHİYETİ

  • Kurban kelime olarak dilimize Arapça’dan gelmiştir. Arap dilinde “Udhiye” kelimesiyle ifade edilir. Kurban “yaklaşmak” ve isim olarak “kendisiyle yaklaşılan” anlamına gelir. Terim mânâsı ise: Allahü Teâlâ’ya yaklaşmak için kurban niyetiyle belirli vakitte kesilen özel hayvanın adıdır.
  • Kurban da zekât gibi hicretin ikinci yılında emredilmiştir. Kurban hakkında Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur: “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.” Müfessirlerin bazılarının görüşüne göre buradaki “namaz” bayram namazı, “kesmek”ten kasıt ise kurban bayramı günlerinde kesilen kurbanlardır. Kurban kesmenin ve kurban bayramında bayram namazı kılmanın vacip olduğuna bu ayet delil gösterilmiştir. Ayrıca Sevgili Peygamberimiz (s.a) de kurban kesmiş ve kurban kesmeyi öğütlemiştir.

 

KURBANI KİMLER KESMELİDİR ?

  • Kurban bayramında, Allah’a yaklaşmak niyetiyle kurban kesmek, hür, mukim, buluğa ermiş müslüman, zengin olan kimselere vaciptir. Kurban kesmekle sorumlu olmak için İmam-ı Azam’a göre akıl ve buluğ şart değildir. Yani zengin olmaları kaydıyla çocuklar adına velileri kesebilirler. Ancak diğer bir görüşe göre de akıl ve buluğ şarttır. Zengin çocukların kurban kesmeleri gerekmez. Tercih edilen görüş de bu ikincisidir.

 

  • Birden fazla kişinin ortak olmasının geçerli olduğu hayvanlarda hepsinin kurban niyetiyle kesmeleri gerekir. İçlerinden birisi et maksadıyla ortak olursa, o kurban geçerli sayılmaz. Günümüzde bu konuda karşımıza çıkan önemli bir mesele de kurbanı kesmekle mükellef olacak kimsenin zenginlik ölçüsünün ne olduğudur, ilmihal kitaplarında zekât verme limiti olarak 80,18 gram altın veya onun para olarak karşılığı kişinin borcunun dışında kaydedilir.
 
  • Ancak günümüz müslümanın günlük ihtiyaçlarının dışında yaptığı harcamalarda kendisini zor duruma düşürecek lüks eşya borçlanmalarına girdiği göz önünde tutulursa, bu iş özelde kişilerin kendi vicdani muhasebelerine kalmaktadır. Fakat biz yine de yukarıda kaydettiğimiz gibi zikredilen oranda maddi birikimi olan kimseye kurbanın vacip olduğunu hatırlatmakla yetiniyoruz.

 

KURBAN KESİLECEK HAYVANIN TÜRÜ NASIL OLMALIDIR ?

İslami usullere göre kurban edilebilmesi için hayvanın bazı temel şartları taşıması gerekmektedir:

  • Büyükbaş hayvanlar (sığır, manda): En az 2 yaşını doldurmuş olmalıdır. Bir büyükbaş hayvan, en fazla 7 kişi tarafından ortaklaşa kurban edilebilir. Bu durumda her bir kişi, hayvanın 7'de 1’lik hissesine sahip olur.
  • Küçükbaş hayvanlar (koyun, keçi): En az 1 yaşını doldurmuş olmalıdır ve yalnızca bir kişi adına kurban edilebilir.

"Hisse", büyükbaş bir kurbanlık hayvanın yedi eşit parçaya bölünmesiyle oluşan her bir payı ifade eder. Bu pay, kurban ibadetinin bir kişi adına geçerli olabilmesi için gerekli miktarı temsil eder.

  • Bunların erkekleri ve dişileri kurban edilmede eşittir. Bununla birlikte koyun türünün erkeğini kurban etmek daha efdal görülmüştür.
  • Koyun ve keçi ya bir yaşını bitirmeli veya koyunlar yedi, sekiz aylık olduğu halde bir yaşında olanlar kadar gösterişli olmalıdır.
  • Etleri yenilen geyik gibi yabani hayvanlarla, tavuk, horoz, kaz gibi ehli hayvanlardan kurban kesilmez.

Bir koyun veya keçi yalnız bir kişi için kurban edilir.Bir deve veya bir sığır, birden yedi kişiye kadar ortaklaşa kesilebilir. Ortakların kesilen kurbandan haklarını götürü yoluyla değil, tartı ile ayırmaları zorunludur.
 

KURBAN KESİLECEK HAYVANLARIN ÖZELLİKLERİ

  • Kurbanlık hayvanın şaşı, topal, uyuzlu ve deli olmasında, boynuzlu veya boynuzsuz olmasında, kulaklarının delinmiş veya enine kesilmiş olmasında, dişlerinin azının düşmüş olmasında, kurban olması yönünden bir sakınca yoktur.
  • İki gözü veya bir gözü kör olan, dişlerinin çoğunluğu düşmüş veya kulakları tamamen kesilmiş olan boynuzlarından biri veya ikisi kökünden kırılmış olan, kulağının veya kuyruğunun yarısından fazlası kopmuş olan hayvan kurban olarak kesilemez. Kurbanın semiz olması efdaldir. Kemikleri içinde iliği kalmamış derecede zayıf olan hayvan kurban olmaz.

 

KURBAN KESMENİN VAKTİ NEDİR ?

  • Kurban kesilecek zaman, kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günüdür. Fakat birinci gününde kesilmesi efdaldir.
  • Kurbanlar, şehirlerde veya bayram namazı kılınan diğer yerlerde bayram namazından sonra kesilir. Bir özür nedeniyle bayram namazına gidemeyen kimse güneşin doğmasından yaklaşık bir saat geçtikten sonra kurbanını kesebilir.
  • Geceleyin kurban kesmek mekruh görülmüştür. Çünkü geceleyin sağlıklı bir kesim yapılması güçleşir.

 

KURBAN KESİLİRKEN NİYET : 

  • Yâ Rabbi ! "Şu Vücudum sana karşı o kadar hata ve günah işledi ki, affedilebilmem için bu vücudu sana kurban etmem icap ediyordu, fakat sen vücudumu kurban etmeyi haram kıldığın için, vücuduma bedel olarak bu kurbanı kesiyorum, kabul eyle Yâ Rabbi" diye niyet edildikten sonra, "Bismillâhi Allâh-u Ekber" deyip kurban kesilir. 

VEKALET NASIL VERİLİR ?

  • “Kurbanımı kesmeye, kestirmeye ve hisselendirmeye sizi vekil tayin ettim" Şeklinde kurbanı kesecek kişiye vekâlet verilir.  

KURBAN’IN KESİLİŞ ŞEKLİ NASIL OLMALI ?

  • Kurbanlık hayvan kıbleye yatırılarak ve “Bismillahi -Allahu Ekber” diyerek kesilir. Kurbanı mümkün olursa sahibi kesmelidir. Bu mümkün olmazsa iehil olan başka bir müslümana kestirmeli ve başında bulunmalıdır. O esnada şu ayetin okunması tavsiye edilir:

“inne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillahi rabbi’l-âlemîne la şerîke leh  : Şüphesiz benim namazım, kurbanım ve diğer ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. Onun ortağı yoktur.”
 

  • Kurbanı başkasına kestiriyorsak yalnız kurban sahibinin “Bismillahi- Allahu ekber” demesi yetmez. Kurbanı kesenin de demesi gerekir. Bir kimse kurban kesme esnasında bilerek besmeleyi terkederse kurbanın eti yenmez.

Hayvanı kesileceği yere incitmeden götürmeli, bıçağın oldukça keskin olmasına dikkat etmelidir ki, boğazlanırken hayvana fazla ıztırap verilmesin.

 

KURBANIN ETİ, DERİSİ HAKKINDA YAPILACAK ŞEYLER NEDİR ?

  • Kurban bayramında kurban niyetiyle kesilen hayvanın etinden sahibi yiyebileceği gibi başkalarına da ikram edebilir. İsterse fakirlere dağıtabilir. En güzeli de budur. Kurbanın etini dağıtırken üçe ayırıp, bir kısmını kendisinin ve ailesinin yemesi, bir kısmını dost ve arkadaşlarına ikram etmesi, kalan üçte biri de fakirlere dağıtması en güzel şekil olarak tavsiye edilmiştir.
  • Ancak kesen kimsenin kendi ailesi oldukça kalabalık ve ihtiyaçları varsa o halde kurbanın etini onların yemeleri için ayırabilir. Bunda da bir sakınca yoktur.
 
  • Kesilen kurbanın deri, et, yün, baş, yağ gibi parçalarının satılması mekruhtur. Eğer satılırsa bile kıymetini mutlaka fakirlere tasadduk etmek gerekir. Kurbanı kestirmek için tutulan kasaba ücret olarak kurbanın derisini ve bağırsağını vermek doğru değildir. Kurbanın, zekâtta olduğu gibi kesildiği bölgeden başka bir beldeye nakledilmesi, gönderilmesi hoş görülmemiştir.
  • Yakın çevredeki fakir ve muhtaçlara verilmesi daha doğru olur. Bir kimse vefat etmiş olan bir yakını adına kurban kesip, sevabını bağışlayabilir. Aynı şekilde etinden de yiyebilir veya başkalarına verebilir. Bir kimse kurbanı kesmek yerine parasını tasadduk edeyim dese doğru olmaz. Kurbanda Allah adına kan akıtmak esastır.

 

BAYRAM NAMAZLARI

  • Kendilerine Cuma Namazı farz olan kimselere bayram namazı kılmak vaciptir. Kurban ve Ramazan Bayramı namazları vaciptir. Bayram namazlarının vakti güneş doğduktan 45-50 dakika sonradır.

Bayram namazları ikişer rekattır. Cemaatle açıktan kılınır.
Ezan ve kamet okunmaz. Cemaat “niyet ettim iki rekat bayram namazını kılmaya, uydum hazır olan imama” diye niyet eder.
“Allahu Ekber” diye iftitah tekbiri alınır. Eller bağlanır, cemaat ve imam gizlice “Sübhaneke” okur. Sonra imam sesli, cemaat içinden üç defa “Allahu Ekber” diye ellerini kaldırarak tekbir alırlar. Üçüncü tekbirin arkasından eller bağlanır ve imam gizlice “Euzü- besmele”den sonra Fatiha ve Kur’an’dan bir miktar ayet okur.
Sonra diğer namazlarda olduğu gibi rüku ve secdeler yapılır. İkinci rekatta imam gizlice besmele okur. Arkasından Fatiha ile yine bir miktar ayet okur. Tekrar birinci rekatt a olduğu gibi üç tekbir alınır. Dördüncü tekbirle rüku’ya gidilir ve diğer namazlar gibi ikinci rekat da tamamlanır.
Arkasından hutbe okunur ki bu sünnettir.

TEŞRİK TEKBİRLERİ

Kurban bayramında arefe günü sabah namazından itibaren, bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar, yirmi üç vakit farz namazdan sonra bir kere “Allahu ekber, Allahu ekber, La ilahe illallahü vallahü ekber, Allahu ekber, velillahil-hamd” diye tekbir getirilir. Buna “teşrik tekbiri” denir. Teşrik tekbirlerini okumak vacipdir.

AKİKA KURBANI

  • Yeni doğan çocuğun başındaki ana tüyüne “akika” denir. Böyle bir çocuk ihsan ettiği için Yüce Allah’a şükür olmak üzere kesilen kubana da “akika” adı verilmiştir. Bu günümüzde en çok ihmal edilen sünnetler arasındadır. Bunu ihya etmeye çalışmak oldukça önemlidir.
  • Akika kurbanı, çocuğun doğduğu günden buluğ çağına kadar kesilebilir. Fakat yedinci günde kesilmesi daha efdaldir. Yedinci günde de adının konması uygundur. Kurban olmaya elverişli her hayvan akikaya da elverişlidir. Akika’nın etinden kesen yiyebilir. Ancak bir kısmının dağıtılması güzel bir davranıştır.
  • Burada şunu belirtmekte fayda görüyoruz: Biz müslümanlar olarak böylesine güzel, İslâm’ın özüne uygun adet ve gelenekleri yaşatmazsak, yerini mutlaka batı kökenli merasimler alacaktır. Bu gibi güzel sünnetleri ihyaya çalışmayan veya ihya etmeyen müslümanın, batıyı taklit etmeye çalışanlara kızması yersiz görünüyor.
  • Bu çeşit merasim ve âdetler sosyal birer ihtiyaçtır. Öyleyse müslüman olarak bu kültür hazinemize öncelikle biz sahip çıkmalı, yaşatmalı ve çevremize örnek olmalıyız.

 

ADAĞIN MAHİYETİ (Önemi)

  • Adak; Allah Teala’ya ibadet amacıyla, mükellef olmadığı halde mubah olan bir ibadeti yapmayı kararlaştırmak ve bu konuda Allah’a söz vermektir. Dünyevi amaçlar için yapılan adaklar pek makbul görülmemekle birlikte, belki dünyada bir takım nimetlere kavuşma veya bir takım sıkıntılardan kurtulma halinde Allah’a şükür için fazla ibadet ve taat, hayır ve hasenata vesile olabilir düşüncesiyle müsaade edilmiştir. Allah rızası için ibadet sayılan bazı şeyleri adamak sevaba vesiledir.

ADAĞIN ŞARTLARI

Adağın islami hükümlere göre geçerli olabilmesi şu şartların bulunması gerekir:

1. Adanan şeyin cinsinden bir farz veya vacibin bulunması gerekir. Bir kimse “üç gün oruç tutayım”, “On rekat namaz kılayım”, “Bir kurban keseyim” diye adakta bulunsa bunları yerine getirmesi vacip olur. Çünkü bunların cinsinden farz veya vacip ibadetler vardır.
2. Adayanın akıllı ve buluğ çağına girmiş olması lazımdır. Çocukların veya akıl hastalarının yaptığı adağın yerine getirilmesi zorunlu değildir.
3. Adanan şey o anda veya gelecekte zaten yapılması gereken farz veya vacip bir ibadet olmamalıdır. Mesela; “Yarın sabah namazını kılayım” diye zaten yapması farz olan bir durumu adak yapamaz.
4. Adanan şey temelde İslâm’a ters düşmemelidir. Yani haramlar üzerine adak olmaz. “Şu işim olursa içki içeyim” derse adak olmayacağı gibi günaha da girer.

ADAĞIN ÇEŞİTLERİ

Adak genel olarak şarta bağlı olan ve şarta bağıl olmayan diye ikiye ayrılır.
1. Şarta bağlı bulunan adaklar:

Bazı hususların gerçekleşmesine ve yapılmasına bağlanan adaklar. Meselâ, “Hastalığım iyileşirse şu kadar oruç tutayım” veya “kurban keseyim” diye yapılan adak şartlıdır. Bu hastalık iyileşirse ilk fırsatta bu adağı yerine getirmek vacip olur. Bu şekilde bir şarta bağlanan adaklar bu şartın gerçekleşmesinden önce yapılamazlar. Mesela; “Oğlum askerden gelince, üç gün oruç tutacağım” diye yapılan bir adakta, daha oğlu gelmeden önce üç gün oruç tutulsa, adak yerine geçmiş olmaz.Oğlu gelince yeniden oruç tutması gerekir.

Fıkıh Âlimlerimiz adakta yer, zaman, kişi gibi yerine getirilmesi güçlük doğurabilecek şartlar koşulmamasını tavsiye ederler. Yapıldığı takdirde de uyulması gerekmediğini söylerler. Meselâ “Cuma günü oruç tutayım” denilirse belirli zamanla kayıtlanmış olur. Bunun yerine “Bir gün oruç tutayım” demek daha güzel olur. Yine “Kabe’de iki rekat namaz kılayım” diyen birisinin Hacca gitmesi mümkün olmayabilir. Bunun yerine işi olunca başka bir mescidde iki rekat namaz kılarsa adağını yerine getirmiş olur.
2. Şarta bağlı bulunmayan adaklar:
Herhangi bir şarta bağlı olmaksızın sadece ibadet maksadıyla yapılan adaklardır. Mesela “Bu ayın son üç günü oruç tutayım” demek gibi. Bu şekilde belli bir şarta bağlı olmayan adakların da yerine getirilmesi vaciptir.

ADAK KURBANIYLA İLGİLİ BAZI HÜKÜMLER

Yapılan adak, kurban üzerine ise, mesela, “Şu işim olursa, Allah adına kurban keseceğim” derse, işi olduğu zaman kurban kesmesi vacip olur.Adak kurbanının etini adak adayanın kendisi yiyemeyeceği gibi, eşi, annesi, babası, dede ve nineleri, çocuk ve torunları yiyemez. Bunun tamamını yoksullara tasadduk etmesi gerekir.
Ancak etinden yerlerse, yedikleri miktarın karşılığını para olarak fakirlere vermelidirler. Adak kurbanı mümkün oldukça geciktirilmemelidir. Adak adanırken Allah’a bir anlamda söz verildiğini, istediği yerine geldikten sonra da sözün tutulması gerektiğini hatırdan çıkarmamak lazımdır.

 

Orhanlı Kurban olarak Kurbanınızı 15 yılı aşkın tecrübemizle kesiyor,  kurban paketlerinizi hazırlıyor ve sizlere teslim ediyoruz. Kurbanınızı size vekâleten ibadet hassasiyeti ile tüm fıkıh kurallarına riayet ederek kesiyoruz.

Yüksek teknolojiye sahip tesislerde, uzman bir ekiple çalışıyoruz.

Geçmiş senelerde bizi tercih eden kurban sahiplerinin geri bildirimleri, memnuniyetleri bizi daha da heyecanlandırıyor, üzerimizdeki maddi ve manevi mesuliyeti bizlere bir kez daha hatırlatıyor, işimizi daha iyi nasıl yapabiliriz sorusuna kaynak oluşturuyoruz.

Kurbanın tüm süreçlerinde sizlerle iletişim ve paylaşım halinde olmayı hedefliyoruz.

Kurbanınız kesilirken yerinde izleme imkanını sizlere sunuyoruz.

Her noktasıyla mübarek olan “Kurban” kelimesini ve bu kelimenin altını dolduracak maddi ve manevi tüm süreçleri önemsiyor ve bunu ibadet bilinciyle manevi duygularla yapıyoruz.

Güveninizle kurban ibadetinizi üst düzey standartlarda her yıl artan kalite ile yapmaya devam edeceğiz.


Kurban kesiminin tamamı bayramın 1. günü Tuzla Orhanlı'daki modern ve hijyenik kesimhane tesisimizde,
islami şartlara uygun olarak profesyonel kasaplarımız tarafından yapılmaktadır.


• Kurbanınız size verilen saatte kesilir, teslimatı bekletilmeden yapılır.
• Kurban kesim işlemi, veteriner kontrolünden geçmiş sağlıklı kurbanlıklar ile İslami fıkhî şartlara uygun şekilde gerçekleştirilir.
• Kesim öncesinde, kurbanı kesecek olan kasaba 7 hissedarın isimleri sesli olarak okunur ve vekâletler verilir.
• Kasap, vekâleti kabul ettikten sonra tekbirler getirilir ve Besmele-i Şerife ile birlikte kesim işlemi yapılır.
• Kurban kesimi ibadet bilinciyle, Allah rızası için vekâleten gerçekleştirilir.
• Kesim işlemi bittikten sonra tarafınıza bilgilendirme SMS'i gönderilir.
• Büyükbaş ve küçükbaş kurbanlar Orhanlı Kurban ekibi tarafından bizzat kesilmekte, tüm süreç en baştan sona kadar titizlikle takip edilmektedir.

Kurbanınız, kesim ve parçalama işlemlerinin ardından et paketi ve kemikli et paketi olarak 2 paket haline getirilir. Teslimat noktalarımızdan teslim alabilirsiniz. Adresinize teslim talepleriniz için iletişime geçebilirsiniz.

Evet, Orhanlı Kurban üzerinden güvenle kurban bağışı yapabilir, bağışınızı ihtiyaç sahiplerine sizin adınıza ulaştırabiliriz. Ücret:12.500₺

Kurban fiyatları, hayvanın cinsi (büyükbaş/küçükbaş),ağırlığı ve piyasa koşullarına göre belirlenmektedir. Güncel fiyatlar için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Tüm kurbanlıklarımız, yaşları ve fiziksel özellikleri kontrol edilerek satın alınır. Profesyonel kasaplarımız tarafından abdestli tekbirler eşliğinde kesilir. Dilerseniz kesim videosu sizlere gönderilir.

İstanbul genelinde teslimat yapıyoruz. Orhanlı dışındaki teslimat noktaları için lütfen bizimle iletişime geçin.

Hayır, sayılmaz. Kurban bir ibadettir ve her ibadette olduğu gibi niyet şarttır. Sadece et niyetiyle veya adet üzere kesilen bir hayvan kurban kurban yerine geçmez. Kurban olabilmesi için, keserken "Allah rızası için kurban kesiyorum" diyerek niyet edilmelidir.

Kayıt esnasında gerekli olan tüm şartlar kayıt kabul şartı olarak sorulmakta, kurban kaydı bu esasların kabul edilmesi halinde oluşturulmaktadır. Bu süreçleri kabul etmeyenlerin kayıtları alınmamakta, kurban hissedarı olarak kabul edilmemektedir.
Her hayvanın ağırlığı ve et-kemik oranı farklıdır. Bu nedenle sabit kilo garantisi verilmesi fıkhî açıdan uygun değildir. Ancak aynı kurban içerisindeki bütün hisseler eşit ağırlıktadır.
Yükleniyor...